sağ omzumun başına gelenler ve sinirli parmak uçlarım
gün bir omzumda hafif bir sızı hissediyorum, anlık gelip geçiyor. sabahın erken saatlerinde soğuk bir arabanın içinde, uzun yolculuğun tekrar getirdiği uykum, bilincimin önüne geçiyor. ne şimdi önemsiyorum bu sızıyı, ne sonra hatırlıyorum. saatler sonra denize bakan bir eve yerleştiğimde dahi, beni ara ara yoklayan o ince sızıyı önemsemiyorum. gün iki denizden sonra duşa girmiş, yatağıma uzanmışken omzumun sızladığını duyuyorum. yandım tabi diyorum, vücudumun geri kalanının bronzlaşmış olmasına rağmen omuz başlarım kızarık duruyor. yandım tabi. bu can sızısını güneşten zannediyor ve başka bir nedene kapılmadan gözlerimi kapatıyorum. gün üç omzumdaki sızı, kendini sıklıkla hatırlatan bir ağrıya dönüşüyor. omzum ağrıyor ve ben bunu güneş yanığına, klimaya yoruyorum. kulunç durmuştur deyip geçiştiriyor, ara ara parmak uçlarımla yaptığım birkaç dakikalık masajları yeterli görüyorum. sanki biri beni omzumdan asılıyor. gün dört saat gece bir elimi çarpmamla...