dünya batıyor ve sevgi
sekizinci sınıfı bitirecek kardeşim, mezuniyet elbisesini dolabın dışına asalı on gün kadar oluyor. her gün giyip deniyor, aynada uzun uzun kendisine bakıyor. sonra çıkarıp tekrar asıyor. ne zaman aşağı insem bu elbisenin önünden geçiyorum. ve hemen yan taraftaki balkondan dışarı uzanıyor gözlerim. çocukluk arkadaşım sevgiyi görüyorum. sevgi daima, açık balkonlarında ya bir çamaşır seriyor ya bir çamaşır topluyor. onun hikayesini düşünüyorum. babasından boşanmış annesine bakıyor, dedesinden para istiyor. sevgi yaşlar alıyor, dedesinin gücü olmuyor da okuyamıyor.
ben üniversiteyi bitiriyorum, yetmiyor da lisans üstü devam ediyorum. karşıdaki balkonda. kardeşim liseye hazırlanıyor. karşıdaki balkonda. abim doktorasını çoktan bitirmiş, diğer abim ise migren ataklarını atandığı köyde geçiriyor. hemen karşıdaki balkonda, sevgi habire çamaşır topluyor.
anne diyorum bir gün, ben sevgi ile neden küsmüştüm, pek yalnız mı dersin, gidip konuşsam mı onunla. sevgi benden habersiz, her gün onu gördüğümden habersiz, onun yalnızlığına ortak olma isteğimden habersiz, durmaksızın çamaşır iplerine uzanıyor.
sevgi her sabah, ben kapalı balkonun gri camları ardında, babamın seçtiği o kırçıllı perdenin arkasında, sevdiğim bir şarkıyı dinleyip ağır ağır kahvaltı yaparken. sevgi elinde bir kovayla balkonda görünüyor. annesi kapıyı açıp ona bir plastik terlik veriyor. sevgi terlikleri giyip iplere uzanıyor. ben her gün, bir gidecek yer, bir görüşecek arkadaş, bir yapılacak iş bulup evden çıkarken. sevgi serdiği çamaşırları topluyor. ben yürüyüşlerden dönüyorum, kalçalarım ağrıyor ve tutmuyor bacaklarım, bir bakıyorum ki sevginin kolları sokağa uzanıyor.
bir gün, kardeşim elbisesini denedikten sonra tekrar yerine asıyor. bu sırada sevgi elinde bir çamaşır kovasıyla balkonda görünüyor. ikisini aynı karade aynı anda görüyorum. zihnimde bir kurgu başlıyor ki yine feminist ilan edileceğimi biliyorum.
sevgi her gün çamaşır topluyor ve asıyor. bu böyle uzayıp gidiyor, sevginin her bir parmağı plastik mandallara dönüşüyor. her gün bir başka yaşını kovadan çıkarıp iplere asıyor.
sevgi her gün.
sevgi.
her gün.
tüm günlerde.
sevgi.
aman yavrucuğum, dünya batıyor ve sevgi, on parmağından çıkan onlarca mandal ile çamaşırlara uzanıyor. hey tanrım, sevgiye bir kurutma makinesi ver. hey tanrım, sevginin parmak mandallarını bari değiştir, kırılmasınlar. dünya batıyor ve sevgi.
21.05.2026
Yorumlar
Yorum Gönder