Geleceğin Flu Renklerine Sallanan Kalpler

Travmalarıma binip geleceğe yahut geçmişe gidiyorum. Eskiden yolum geçmişe çıkardı. Şimdilerde ise geleceği görüp duruyorum. Geleceği hoş görmek istiyorum.

İnsan neden durmaksızın başka anları düşünür? İnsan nefes aldığı saniyeleri niçin hissedemez? Bugünlerde kendime bu soruları soruyorum. Kamera karşısında afili konuşan psikologların videolarını izliyorum. Birisi diyor ki ; "Masanın kırılmasını düşündünüz diye masa kırılmaz." Ekrana, telefonumun parmak izleriyle kaplanmış ekranına gülümsüyorum : peki ya o masa benim zihnimde varsa? Masayı dört ayak üzerinde inşa eden zihnim, onun pek cılız ayaklarından birini tutup kıramaz mı? Hoş, kırılmasın diye aksak ayağın altına, en az anılarım kadar buruşuk kağıtlar sıkıştırıyorum.

İşte düşüncelerim bu minvalde uzayıp gidiyor. Şimdiye dönmek istiyorum. Bu kez, sözüm ona yaşam koçlarının sözlerine kulak kabartıyorum. Nefes al, nefes ver. Telefonun ekranına tekrar gülümsüyorum : ben çocukluğumdan beri nefeslerimi sık ve sıkışık alıyorum. Şakası bir yana, hayat nefes al ver ile kolaylaşır mı? Anneme göre hayat, kurtarılması gereken bir hasta.

Annem demişken, onun yok yüksek tahsili, çok okuyan biri de değil hani. Aslında o bilmez ve fark etmez, hayatı hasta gördüğünü. Çocukluğumdan beri dikkatimi çeker bu mesele: sahi, annem hayatı kurtarma derdinde yaşayıp gider. Sanki sedyesinde sarılır ona, kalbine bir masaj yapar ki iman tahtasını arar parmakları. Hayatın nabzı azaldıkça annemin elleri hızlanır. Hayatın nabzı arttıkça annemin elleri yavaşlar. Ama teni daima oradadır, bir yumrunun üzerinde hapis.

Bugünlerde kendimi ve diğer tüm insanları anneme benzetiyorum. Elimdeki ucuz ve uyduruk kalem, annemin dili oluveriyor. Hayata bir anlam ararcasına bakan gözlerim, geleceğe dönüyor. Bugüne döndüğümde şöyle bir etrafıma bakıyorum : aman Tanrım, parkta sallanan çocuklar bile geleceğin belirsiz renklerine doğru gülümsüyorlar! Sanki artık burada ve diğer her yerde, nefes alıp veren herkes, annemin kurumuş avuçlarına karışıp aksak bir umudu yaşatmaya çalışıyor.


17.05.2026

Yorumlar

  1. Hayat kurtarılması gereken bir hasta. Süper anneden süper tespit🙏🌺

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu benim anneme dair, yanlışlık payı yüksek olan tespitim. Ama zaten burada mesele annem de değil :)

      Sil
  2. Hayat iki nefes arasına sıkışmış umutsuz anın tadını çıkaramayan insanlarla dolu herkes geleceğin griliğini gidermeye çalışırken ne andan ne de gelecekten tat alabiliyor . Ondan ötürü geçmiş anıların tümü buruşuk bir kağıt gibi masanın gıcırdayan ayaklarını sabitlemeye yarayan başka bir anlam veremeyen bir duruma dönüşüyor bence 🫣

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar