sesimi saatler sonra ilk kez

geceyi yalnız geçiriyorum, duyduğum her tıkırtıya açılıyor gözlerim. devamlı sağa sola dönüp yatağın içinde huzursuzlanıyorum. evdekiler hastaneye gittiğinden beri, sessizlik büyüyor ve beni kuşatıyor.sokağa bakan odaların çiğ beyaz ışıklarını açık bırakıyorum. odamın gün sarısı ışığını kapatıyor, kapatıyor,kapatıyorum. yatağıma uzandığımda gözlerim bir ledin soğuk mavisinde takılı kalıyor. birkaç kez kalkıyorum, kapının kilidini kontrol edip tekrar yatıyorum.  ve birkaç kez kalkıyorum, sokağa bakan odalarda ışığı kontrol edip tekrar yatıyorum. 


sabah uyandığımda babamı karşımda buluyorum, hastane çantası hazırlıyor. hastane çantası hazırlıyorum. babam gidiyor. kahvaltımı tek başıma yapıp boş tabağıma bakıyorum. tabağımın boşluğunda geceyi hatırlıyorum. mutfağı ve evi toplayıp yıkanmış çamaşırları katlıyorum. verdiğim her kat izi bana geceyi hatırlatıyor.


zihnim susmadan işliyor, onun seslerinden kaçmak için manikür yapıp oje sürüyorum. az sonra görüyorum ki bir tırnağımdaki oje tam ortadan soyulmuş. tırnağımın bozulmuşluğunda geceyi hatırlıyorum. bugün böyle bitmez diyorum, yazmazsan atlatamazsın bugünü.


evin sessizliğinde, her zamanki rutinimin aksine telefonun sesini açık bırakarak yeni bir öyküye başlıyorum. yazıyorum, yazıyorum, yazıyorum. zil çalıyor, su saatimizi ölçen bir adam fişi elime tutuşturuyor. saatler sonra ilk defa konuşuyorum, adama iyi günler dilerken sesimi duyuyorum. sesime yabancılaşıyorum. elimdeki fişin rakamlarına gözlerim takılıyor, gözlerime yabancılaşıyorum. 


çatı katıma dönüp diğer evlerin kiremitlerine bakıyor, yaşlı bilgisayarımın tuşlarına basıyorum. öykü ilerliyor, ben ilerleyemiyorum.telefonum çalıyor, mesajlar geliyor, çoğunu cevapsız bırakıp bilgisayarın ekranına bakıyorum.


akşam oluyor. ışıklarını açmadan ve perdelerini kapatmadan odaları geçiyorum. sokak lambalarından süzülen sarı ışıklar eve doluşuyor. balkonda otururken, demlediğim çaydan bardak bardak içiyorum. sevmediğim şarkılar çalıyor telefonumda, onları geçmeye mecal bulamadan sokağa bakıyorum. uzakların kokusunu almak ister gibi dikkat kesiliyorum. yağmur başlıyor, sevgi balkona çıkıp ipteki kıyafetleri topluyor. sevgi kıyafetlerini yağmurdan kaçırıyor. kardeşim hastanede serumlar bitiriyor, sevgi beni yalnızlığımdan kaçıramıyor.

04. 06. 2026

Yorumlar

Popüler Yayınlar